12 Eylül'ün açtığı tarihsel bilinç boÅŸluÄŸundan 1990'lara geçtik.
Sivil akıl hapishaneye girmişti.
Politik savrulmaların neticesinde politik kayıt da tutamayan bir ülke olacaktık.
1990'ların Türkiyesine bugünden baksak neleri hatırlıyoruz?
BurkulmuÅŸ hafızamız bize neleri gösteriyor?
TaÅŸkın tüketimiyle Batı'ya açılan kentlerde oluÅŸan yeni görgüsüz zenginleri mi?
Siyaseten hızla dönen neo-seçkinci tüketim gurularını mı?
Ekonomik liberalizmin fetiÅŸizmiyle başı dönenleri mi?
Topçu, popçu, televole karışımı vasati ÅŸen hayatlarımızı mı?
Yoksa isli bir coÄŸrafyanın üzerine düÅŸen ve hala öyle kalan karartılmış yılları mı?
Lakaytlığı ve unutmayı seçenlerin görmediÄŸi Türkiye'yi mi?
Türkiye'nin bir yanının diÄŸer yanına bakmadığı, merak etmediÄŸi zamanlardı.
1990-1994 yılları arasında yaÅŸananlar ÅŸimdi de gölgeli...
O dönemdeki gazetelerin suskunluÄŸu bugün de sürüyor.
GüneydoÄŸu'da olup bitenler, bölük pörçük okumalar ve duyumlarda kalıyor.
17.500 faili meçhul cinayetten bahsediliyor hanidir, herkes suspus.
Ölüm kuyularına kazılar yapılıyor, onlarca farklı noktada yapılan kazılar devam ediyor.
Köylerin yakıldığı, mezraların tüttüÄŸü zamanları kimse hatırlamıyor.
Åžehre göç edenlere dayanamayanlar, bir gün bu insanlar 'nereden'geliyorlar diye sormuyordu.
Bu cinayetler iÅŸlenirken muhtelemen hepimiz kariyerimizde ilerliyorduk.
Markaların, imajların istiflenmeye başladığı zamanlardı.
KöÅŸeler tutuluyor neo-liberal kuklalar her sabah iÅŸbaşı yapıyordu ve eminiz JİTEM'i hiç duymamışlardı.
Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden JİTEM davasında Hanefi Avcı tanık olarak dinlendi.
İfadesinde çok çarpıcı bilgiler vardı. Bu ifadeyi 1997'de Susurluk AraÅŸtırma Komisyonu'na da vermiÅŸ ama anlattıklarına iliÅŸkin bir ÅŸey yapılmamış.
JİTEM'in varlığı, yapısı, hiyerarÅŸisi, mafya ayağı ve faaliyetlerini açıklıyor.
Yargısız infazlar, bombalamalar, suikastlar ve dönen büyük paralar, JİTEM'in bölgedeki eylem tarzı, kullandığı yöntemler, Emniyet ve MİT'teki baÄŸlantılar...
Toplu mezarları anlatıyor tanıklar, itirafçılar yerlerini tarif ediyorlar..
Bu karanlık ve kirli fotoÄŸrafın toplumca görülmesi gerekiyor.
Halen 15 yıldır kayıplarının cesedine kavuÅŸmayı bekleyen aileler için.
Suça bulaÅŸanların ve suç iÅŸleyenlerin de cezalarına kavuÅŸabilmesi için.
Silahlar, bombalar, çek-senet ve uyuÅŸturucunun kurduÄŸu bir iliÅŸkiler sarmalının adı JİTEM...
PKK itirafçılarının tetikçilik yaptığı, koruyucuların kullanıldığı yüzlerce kanlı olay JİTEM'in faaliyetlerinde büyük bir rantın döndüÄŸü de açık.
Sakillikle ve ölçüsüzce yaÅŸadığımız 1990'ların karşısında JİTEM pusların arasında duruyor.
Tarihin yüzüne dik ve cesur bakarsak biz de JİTEM'i görebiliriz.
Zamanın içinde üstünden tozu alınan kara kaplı bir dosya olarak kalmasına engel oluruz.
Tarihimizi tozlu kara kaplı suç dosyalarının arÅŸivi olmaktan çıkaralım.