Serdar Akinan

kategori2

Gıda A.Ş.

Tarlamdan torba torba sivri biber, patlıcan, kabak, barbunya, salatalık çıkmaya baÅŸladı. BaÅŸa çıkılır gibi deÄŸil. Dağıt dağıt bitmiyor...
Allahım bu nasıl bereketli bir şeymiş anlatamam.
Bu tarla, toprak, çiftçilik vesaire organik iÅŸine, kıyısından kenarından, bulaÅŸtım bulaÅŸalı dünya tatlısı insanlarla tanışmaya baÅŸladım.
Mesela pembe domates ağı... Yerli domates tohumlarını dağıtan ve koruyan bir sivil giriÅŸim. Yüzlerce insan, memleketin dört köÅŸesinden...
Mutlaka internet mekanlarına (Pembedomates.org) gidip bakın...
Bu mail grubundan gelen bir yazı ise beni o kadar etkiledi ki sizlerle paylaÅŸmamın doÄŸru olacağını düÅŸündüm.
Yazı, ekolojik yaÅŸamı savunanların, BuÄŸday dergisinden takip ettikleri, bildikleri çok kıymetli bir isme ait... İşte, Sivil Toplum GeliÅŸtirme Programı Yöneticisi Sunay Demircan’ın, internetteki bir e-posta grubundan bana ulaÅŸan yazısından bazı bölümler...
(...)
YeÅŸil sapları, şık karton kutuları, minik-yeÅŸil etiketleri; tek renk, tek ses, tek yürek halleri; yüksek fiyatlarıyla tezgahların yıldızı, kan kırmızı domatesler. Yediniz mi? Yiyeceksiniz!
Onlara ÅŸimdi domates diyorlar. Devasa seralarda, tümüyle bilgisayar kontrolünde, topraksız koÅŸullarda (su kültürü) yetiÅŸiyorlar. Her birinin köküne birer serum hortumu baÄŸlı, damla damla dökülüyor azotlar, fosforlar, kalsiyumlar... Hava mı lazım? Pompalar var, suyun içine gerektiÄŸi kadar hava basıyor. GüneÅŸ mi lazım? Cıvalı ampuller var, fotosentezi artıran yüksek basınçlı ışık basıyor. KuÅŸ mu lazım? AÅŸk olsun! Zamanı gelince, salınıyor bambus arıları içeri; dölleniversinler, kurda-kuÅŸa muhtaç olmadan... Çünkü onlar doÄŸanın güvensiz derbederliÄŸine terk edilemeyecek kadar deÄŸerliler. Onlar, öbür dünyaya giderken yanımızda götüreceÄŸimiz yatlar, katlar, plazmalar, plazalar... Hala markettesiniz. Süt içip kemikleri geliÅŸtirmek gibi bir inancın peÅŸinde, dolaşıyorsunuz raflarda. O, beyaz sıvının içinde protein, vitamin, bir sürü bakteri, mineral filan olduÄŸunu düÅŸünüyorsunuz. Nasıl söylemeli, bilmem ki? Aramızda kalsın ama, onun içinde artık bir ÅŸey yok! İyisi mi bunu size, CerrahpaÅŸa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Ahmet Aydın söylesin 'Süt saÄŸlıklı bir içecekken, raf ömrünü uzatmak için pastörizasyon, yüksek ısı uygulaması (UHT) ve homojenizasyonla çok zararlı bir ürün haline getiriliyor. Bu iÅŸlemlerle sütün içindeki tüm bakteriler öldürülüyor. Pastörizasyon, sütün vitamin ve mineralle zenginleÅŸmesini engelliyor, sindirim enzimlerini tahrip ediyor, tahrip olan ve sindirilmeyen protein parçacıkları, bağırsaktan kanımıza geçiyor, vücut da bunları düÅŸman olarak algılıyor ve bağışıklık sistemini tahrip ediyor. İnsan vücudu tahrip oluyor ve alerjik hastalıklara, bağışıklık sistemi hastalıklarına, romatizmal hastalıklara neden oluyor. Çocuklarda görülen kronik orta kulak iltihabının altında da süt kullanımı vardır...'
'Üzümleri gördünüz mü? Sanki baÄŸdan yeni gelmiÅŸler. Dipdiri, ipiriler. Nereden geliyor bunlar? Åžili'den. Åžili mi? Evet! Kaç gündür buradalar? 3-5 gün oldu. DüÅŸünün, Åžili'nin bir köyünde topluyorlar bunları. Uzun yolculuklar sonunda bize geliyor. Bir süre bizim manavda bekliyor.. Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de 3-5 gün daha, bana mısın demiyor. İyi ama, nasıl? Åžahane ÅŸeyler var, adına ilaç diyorlar. Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela: Dane büyüklüÄŸünü artırır, n Dane ağırlığını artırır, *Dane ÅŸeklini daha düzgün olarak deÄŸiÅŸtirir, n Tam olgunlaÅŸmada bile daneye parlak sarı yeÅŸil rengini verir, n Güçlü üzüm çöpüne raÄŸmen dane sıkıca sapa baÄŸlı kalır. Bu yüzden yükleme taşıma esnasında danelenme nedeniyle olabilecek kayıplar azalır, n Dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar,
n Kullanım dozu yükseldiÄŸinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir, n Yüksek kalite ve standart saÄŸlar, n Raf ömrü uzar...
(...)
Afiyet olsun efendim... Gıda A.Ş.'de hizmette sınır yok...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3