Bursalı börek ustası Hasan Acar, iftar sofralarının baş tacı güllacın nasıl yapıldığını tek tek anlattı.
Hafif olan tatlıyı biraz daha hafifleştirdim. Meyve de kullandım. Ayrıca diyabet hastaları da gönül rahatlığı ile yesin istedik.
Sütle yumuşattığımız yufkaları tepsiye kat kat diziyoruz. Bir miktar dizdikten sonra arasına fındık veya ceviz koyuyoruz. Daha sonra hafif olması için muz diziyoruz.
Güllacın Osmanlı'dan günümüze gelen bir tatlı olduğunu da belirten Acar, "Ramazan denince akla ilk gelen tatlılardan olan güllacın asıl adı 'güllü aş'tır. Ama artık halk arasında sütlü bir tatlı olarak güllaç diye adlandırılıyor.
Vatandaşlar sofralarından eksik etmiyor. Hafifliğinin yanı sıra serin tüketilen bir tatlı olması iftar sonrasında yenilecek tatlılar listesinde ilk sırada yer alıyor. Merdiven altı diye tabir edilen tatlılara dikkat etmek gerekiyor. Nerede yapıldığı belli olmayan tatlı veya benzeri ürünleri tüketmekten kaçınmalıdır. Çünkü insan sağlığını tehdit ediyor.
Güllacın günlük olarak tüketilmesinin tazeliği açısından önemli olduğunu belirten Acar, künefe ve baklava çeşitlerinden de ramazan aylarında ziyaretlerin vazgeçilmez hediyelerinden olduğunu da sözlerine ekledi.